TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayi
Zaman: 09 Şub 2016, 05:07

Tüm zamanlar UTC+02:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3571 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 116 17 18 19 2072 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 11 Tem 2012, 03:27 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:02
Mesajlar: 5238
[wimg]http://i.imgur.com/aS0yj.jpg[/wimg]
[wimg]http://i.imgur.com/wveH3.jpg[/wimg]
[wimg]http://i.imgur.com/jyLcW.jpg[/wimg]

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 12:23 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 21 Eki 2012, 06:11
Mesajlar: 51
Gerek ekonomik koşullar olsun gerek siyasi istikrarsızlık olsun askeri projelerin
1000 kere ertelendiği zamanları çok cabuk unuttuk heralde.
Çok zaman da geçmedi aslında bu ülke böyle berbat bir süreçten geçti ve şimdi
bişeyler yapmaya çalışıyor.

Şuan devletin savunma sanayine! verdiği maddi manevi desteği okuyoruz bakıyoruz
bu derecede verildiği azdır.

Şuanki iktidarın bunlardan övünüp reklam yapması çok doğal.
Siyasetin politikanın ne anlama geldiğini kökenini burdaki çogu üye bilir.
Bu yüzden nefret ediyorum zaten siyasetten.

Son olarak ben yukardaki arkadaşa katılıyorum.
Böyle şeyleri işin başında özgün olarak üretmek bence de çok çok zor.
Devlet veya devlet kurumu gibi çalışan yerler milgemi, ciriti daha özgün yapmayı başardılar
özel sektör otokarın elinden bu kadarı geldi.
Başkası da buna cesaret edemedi yapacak bişey yok.

İlk parti böyle olacak demekki 2. veya 3. parti de daha özgün bişeyler çıkabilir.
Belki de o kadar uzağa gitmeden 3...4. prototipte gövdede ufak değişiklik yapılacak onu da bilmiyoruz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 12:44 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 21 Kas 2012, 00:26
Mesajlar: 17
KAFKASYA yazdı:
FEARNEEDLY yazdı:
Benim anlam veremediğim..Nasıl konu Siyasete çekilebiliyor..Eğrisiyle doğrusuyla son 10 yılda atılan adımları hala küçümseyen tavırdaki arkadaşlara Bir çift sözüm var..''Becereriksizler ancak şikayet edip eleştirir.Bu projeler Türkiye'nin hep Hayaliydi.Evt bazıları mevcut iktidar öncesine dayanır.Fakat bunu gerçekleştirecek ne İRADE mevcuttu bu ülkede nede KAYNAK aktarımı .Onlarca sene önce ''HAYAL'' bile edilemiyordu şimdiki yazışmalarımız.Açın her topicte her ürettiğimiz bir ürün eksiğiyle fazlasıyla tartışılıyor.RTE yi seversiniz sevmezsiniz ama hükümetiyle Savunma Sanayine desteğini görmemezden gelmeniz komik duruma düşürüyor.Birde bu DESTEĞİ ben kafamdan uydurmuyorum.Milgem'in fikir babası emekli oramiral Vural BEYAZIT paşamızın anlattıklarını bir dinleyin ( http://www.tersanedergisi.info/?pid=19544 ).Trmilitary sitesini yaklaşık 2 senedir Misafir olarak takip ederim.Projelerin herbiriyle ilgili en ufak bir gelişme varmı diye hergün gezinirim..Yiğidi öldür hakkını ver diye bir atasözümüz vardır.Hatırlatayım..Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Atatürk dönemi hariç hiçbir dönemde Ar ge üzerine bu kadar kaynak ve destek aktarılmadı.Elbet 80-90 yıldır uyutulan bir yapının üzerinden ölü toprağını atmak zor..Bir anda %100 yerli ürün yapmak çok zor.Ama herşey basamakla.Sonuçta Bugün İsrail bile tankını %100 üretmiyor.Motorunu kendine 2.dünya savaşında soykırım ugulayan ALMANYA'dan almaktadır.Nitekim Rusya..O bile eski haşmetli Dev donanmasını Fransızlardan gemi satın alarak MODERNİZE etmekte..Yani eleştirirken yapıcı olun YIKICI değil..Unutmayın insanlar ve hükümetler geçici Devlet ve Millet Baki kalacaktır..


Öyle ama ben Siyasi sov yapmiyorumki siyasiler yapiyor.
Iktidar 10 senedir bu islerle ugrasiyor ee ugrasmasinmi ?
Fakat ne yapdiki onuda soralimda hakkini verelim ortada bir Cirit birde Milgem var daha ne var ?


Ar-ge gerçekten çok zor bir iştir.Toprağa tohumu ekersin.Fakat faydasını görmek için yıllarca beklersin.Biz buna mantelite değişikliği diyelim.Bakınız önceleri TSK ihtiyacını karşılamak için öncelik DIŞ alımdı.O bile belli kontratlarla eklenen belirli Şartlarla oluyordu.(G.Doğuda leopar tankı olmaması )Bugün Devletin elindeki özerk askeri üretim yapan kuruluşların tamamına yakını rahmetli ÖZAL'ın gayretiyle kuruldu..2000 yılında 80 milyon dolar ciroya sahip Aselsan'ın bugün 2,5 milyar dolarlık büyüklüğe gelmesi ve Türki cumhuriyetlerde ve bazı arap devletlerinde ortak Üretim bandı kurup teknoloji transferi yapmasını gözardı etmeyelim.Ve Türkiye'nin ihracat kalemlerinde Savunma sanayi ürünlerinin üst basamaklara çıktığını görmeliyiz.Ama bu işi devlet eliyle değil devletin desteğiyle yerli özel kuruluşlar acalığıyla olması Büyümeyi ve geliştirmeyi dahada hızlandırır(Bknz MKE hala mehmetçik tüfeğindeği üretim yavaşlığı).2000 den önce Yine aynı şekilde Yerli Savunma sanayi firmalarının payı çok düşüktü. özgün Ar-Ge için verilen devlet teşvikleri ,vergi indirimleri ve sübvansiyonlar hep yetersizdi.Yanlış hatırlamıyorsam modernizasyon bile türlü bahanelerle yurtdışı firmalarına yaptırılıyordu(M60T tank modernizasyonu.ve o dönem mevcut duruma İSYAN edip istifa eden Aselsan GM.Konuyu araştırın lütfen )..Peki ne değişti.Elbet yeterli değil.Ama yapılan çabalar görmezden gelinmemeli.Bugün Güneydoğuda Yerli sanayi ürünleri KİRPİ,OTOKAR,FIRTINA yada Tübitak'ın bazı akıllı bombaları vs kullanılma İRADE si uygulanıyorsa epey bir mesafe yol alınmış demektir.Ama yeterli değil.Dev aynasında görmemeliyiz.Yolun başındayız..Yine yanlışım varsa düzeltiniz lütfen. 2000 senesine kadar TSK ihtiyaçlarının % 20 sini İç pazardan karşılayabiliyordu.Sanırım şimdi bu oran %60-70 seviyelerine kadar çıkarıldı..Benim kızdığım nokta 1938-2000 senesine kadar 62 senelik sürede niye bu kadar uyuduk uyutturulduk...Tarihte Türkler en GÜÇLÜ olduğu dönemlerde Hep savunma sanayisi güçlü olduğu dönemlerde olmuştur.Hunların at biniciliğinden ve at üzerinde ok kullanma teknolojisinden tutunda,Fatih'in İstanbul'u fethettiğinde kullandığı top teknolojisi.Yada Türkler'in kullandığı envanterindeki ''KILIÇ'' çeşitliliğinin Avrupa devletlerinin 6-7 katı fazla olması .Konuyu biraz dağıldı ama mazur görün..Kısadan hisse gelişmeler güzel mutluluk verici ama elbet yeterli değil..Ama yapılan tüm bu iyiniyetle yapılan gayretler Takdire şahen


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 13:34 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 21 Kas 2012, 00:26
Mesajlar: 17
KAFKASYA yazdı:
Bir kere özal Savunma Sanayisini kurmadi Rahmetli Ecevit kurdu !!!!!
Özalin yapdigi tek sey Amerikan malini montajlama hangari kurdu, bunuda ucak yapiyoruz diye millete dayadi, sonucda bunun yüzünden uzun yillar ucak yapamadik, ama Devlet zaten Ucak sanayisi kuracakdi ama bu adim bizi geri birakdi (buda bakis acisi )

Firtina filan bunlarda Lisans ürünü.

Ülkende bir Mali Montajlamakla o mal senin malin sayilmaz .

Kendimizi kandirmayalim kendimize dürüst olalim.
Ama buda tabiki dediginiz gibi hazir alimdan iyidir.

Benim elestriecegim cok nokta var bu konuda , örnegin madem Lisansli bir alt yapi aliyoruz (Buda Japonya ve bir baska ülkeye neden yapdigimiz Tank satamayiz antlasmasini ortaya cikariyor ) o vakit gidip Otokar Kraus Mafai ile anlasip onlarin Alt yapisini alsaydi .
Almanlar Arablara ABD baskisi yüzünden (Sözde siyasi gerekceler aslinda ABD nin Almanyadaki yahudi vekil ve Lobisiyle ile yapdigi baski ) Tank satamiyor, Bizde Leoparin alt yapisiyla daha cabuk Tank yapip Arablara satardik ....Bunu Almanlarda seve seve yapardi sanirim , o vakit su an Kore altyapisindan daha iyi bir alt yapi elde etmis olmazmiydik ?
Zaten Korede Top u ,Motoru Almandan cekmiyormu neden orjinali varken kopya ile ugrasiyoruz ?


Bildiğim kadarıyla sadece tank antlaşmasında Kuzey koreye satış yasak.Oda malum bildiğiniz gibi ''Düşman kardeşler'' hikayesi.Ama montaj olayına kısmen katılıyorum.Ama Almanlar'dan patentini alıpta tank üretmek maalesef imkansız.Almanlar bu konuda çok katı ve kibirli.Yanlış bilmiyorsam dünyada kimseye vermiyorlar.Ve almanların g.doğu politikaları bence jeopolitik olarak bize zaten ters.Sürekli iç işlerimizde karışmaları sakıncalı bir durum.Mevcut konjektür Almanlarla stratejik ortaklık kurmayı imkansız hale getiriyor.Aslında G.kore en doğru tercih.Geçmişten gelen dostane ilişkilerimiz.Dünyanın bir diğer ucunda olmasından dolayı Yakından uzaktan ÇAKIŞMAYAN-birbirlerine zarar vermeyecek konjöktürümüz.Ve G.Kore'nin Türkler'den ,Türklerinden G.koreden DOSTLUK'tan başka bir şey görmemesi en doğru seçenek olmasını sağlamakta..Yanlış bilmiyorsam.Ama ihaleyi kazanırız ama kaybederiz g.kore'nin Saldırı helikopteri ihalesindede 3 helikopterden biri ATAK.Diğer 2 si amerikan Cobra ve Apache markası..Gerçi Atakların şansı az.Daha gerçek zamanlı test edilmedi ama.Bizi davet edip ihale son 3 firmadan biri bile olmamız.Ortak
dostluk ve işbirliği açısından çok iyi.

Edit:Yaptığım imla hatalarından dolayı tarafımca düzeltmeler yapılmıştır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 15:05 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 18 Ağu 2012, 12:21
Mesajlar: 23
Türk mühendisler bir gövde tasarımı yapamıyorlarmıda gidip korenin k2 gövdesini aynen alıp uyguluyoruz? Bizim mühendislerimiz bukadar mı aciz? Aynen alıp kullanacaksak K2 gövdesini ozaman neden bukadar mühendis bu kadar yıldır bekletiyor bizi?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 17:33 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 12 Tem 2012, 22:13
Mesajlar: 406
Konuyu dağıtmayalım.

_________________
-Ortadoğu'nun çorak çölleri,efsanelerin yetişmesine elverişli topraklardır.Gerçekler ise kuma gömülüdür

-Medreseden beslenirse kültürün,bir elde tespihle takke,diğer elde ibrikle seccade.Bilimde pusulan olmadığı sürece,dolaşıp durursun gündüz gece


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 18:48 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 13 Tem 2012, 15:54
Mesajlar: 31
Üzüntü verici yorumlar mevcut. Bir örnek mesela;

Alıntı:
Türk mühendisler bir gövde tasarımı yapamıyorlarmıda gidip korenin k2 gövdesini aynen alıp uyguluyoruz? Bizim mühendislerimiz bukadar mı aciz? Aynen alıp kullanacaksak K2 gövdesini ozaman neden bukadar mühendis bu kadar yıldır bekletiyor bizi?


Konuya şu şekilde bakmak daha iyi olucak.

Malumunuz, ilk defa bu işi yapıyoruz milli imkanlar ile. Haliyle yeterli bilgi birikimi konusunda eksiklikler olduğu ortada. Bu nedenle ilk yapılan ürünlerde illaki muadili olarak nitelendirilecek ürünlere benzerlik olucak. Bir yerde ters mühendislik. Çünkü en iyi öğrenme ve kendini geliştirme yollarından birisidir bu. Dünyanın her yerinde de böyledir başlangıç evresi. Değişmez.

Askeri amaçla kullanılan bir aracın (Uçak,gemi,kara taşıtı vs) görüntüsünün, albenisinin, muadilleri ile olan benzerliklerinin vs. hiçbir önemi yoktur.

Önemli olan Kuvvetin ona biçtiği görevi en iyi şekilde yerine getiriyor oluşudur.

_________________
Anlıyorum doktor avrupa bizim kaderimiz. Külahım heyecanla dinliyor seni...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 18:56 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 13 Tem 2012, 10:27
Mesajlar: 269
Fırtına nın ilk teslim edilen birlikler Fırtınaya lakap takmışlar:Pramatüre bebek.Ancak şu an oluşumunu tamamlamış durumda.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:20 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 18 Ağu 2012, 12:21
Mesajlar: 23
s13yman yazdı:
Üzüntü verici yorumlar mevcut. Bir örnek mesela;

Alıntı:
Türk mühendisler bir gövde tasarımı yapamıyorlarmıda gidip korenin k2 gövdesini aynen alıp uyguluyoruz? Bizim mühendislerimiz bukadar mı aciz? Aynen alıp kullanacaksak K2 gövdesini ozaman neden bukadar mühendis bu kadar yıldır bekletiyor bizi?


Konuya şu şekilde bakmak daha iyi olucak.

Malumunuz, ilk defa bu işi yapıyoruz milli imkanlar ile. Haliyle yeterli bilgi birikimi konusunda eksiklikler olduğu ortada. Bu nedenle ilk yapılan ürünlerde illaki muadili olarak nitelendirilecek ürünlere benzerlik olucak. Bir yerde ters mühendislik. Çünkü en iyi öğrenme ve kendini geliştirme yollarından birisidir bu. Dünyanın her yerinde de böyledir başlangıç evresi. Değişmez.

Askeri amaçla kullanılan bir aracın (Uçak,gemi,kara taşıtı vs) görüntüsünün, albenisinin, muadilleri ile olan benzerliklerinin vs. hiçbir önemi yoktur.

Önemli olan Kuvvetin ona biçtiği görevi en iyi şekilde yerine getiriyor oluşudur.


Üzüntü verici olarak görmüyorum yorumu mu? Türk mühendislerinin özgün bir tank tasarımı yapmaktan neden bukadar uzak olduğunu sorguluyorum. Bir gövde tasarlamak bukadar zor olmamalı. K2 den aynen alıp kullanmaktansa bir gövdeyi 1 yıl daha uzatıp işi özgün bir çizim ve tasarım ortaya konabilirdi. Tasarım mühendislik işidir. Başka ülkeler bunu yapabiliyorken bizim mühendislerimizin yapamaması bana ilginç ve düşünülmesi gereken bir konu olarak geliyor. Demekki mühendislerimizi yetiştirememişiz...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 07 Eki 2012, 11:02
Mesajlar: 457
4 sene en ağır dersleri alıp, mezun olduğunda kasiyer maaşı teklif edilen mühendislerden bahsediyorsun galiba, haklısın.

_________________
Çok çile çektim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:38 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:06
Mesajlar: 5739
Teknolojisi önemsiz bir dış gövde için neden bu kadar konuşuldu, anlayamıyorum. Adama kapı gibi parasını vermişiz, tabi ki benzeyecek yahu.

Başbakanın, %100 milli serzenişleri anlamsız ve doğru değil.

Şuna bakalım. Bu tankın, üretimi Türkiye'nin mi? Türkiye, bu tankı herhangi bir ihaleye girip satabilecek mi? Bu tankın üretilecek her bir adedinin parası yurt içinde kalacak mı? Türkiye, bu tankı kimseden izin almadan civatasıyla oynayıp istediğini yapabilecek mi?

Bu soruların cevabı evet ise bu tank yerli üretimdir.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from its government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:42 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:53
Mesajlar: 1883
Sanchez yazdı:
Teknolojisi önemsiz bir dış gövde için neden bu kadar konuşuldu, anlayamıyorum. Adama kapı gibi parasını vermişiz, tabi ki benzeyecek yahu.

Başbakanın, %100 milli serzenişleri anlamsız ve doğru değil.

Şuna bakalım. Bu tankın, üretimi Türkiye'nin mi? Türkiye, bu tankı herhangi bir ihaleye girip satabilecek mi? Bu tankın üretilecek her bir adedinin parası yurt içinde kalacak mı? Türkiye, bu tankı kimseden izin almadan civatasıyla oynayıp istediğini yapabilecek mi?

Bu soruların cevabı evet ise bu tank yerli üretimdir.

Tankların gövdeleri aşağı yukarı birbirne benzer zaten. İşte Abrams'ın gövdesi bizim tanka gayet benziyor

[wimg]http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/73/Firing_M1A1_Abrams_tank.JPG[/wimg]

_________________
Resim
Tango-1 Never Dies


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:46 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:06
Mesajlar: 5739
T.M.U yazdı:
Tankların gövdeleri aşağı yukarı birbirne benzer zaten. İşte Abrams'ın gövdesi bizim tanka gayet benziyor

Coniler Koreli kardeşlerimizden çalmışlar ya la!



Çok saçma oldu değil mi? Heh, "gövde" tartışması da buna benziyor çünkü.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from its government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:56 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 24 Eki 2012, 11:50
Mesajlar: 11
İlk milli tankımızı yapmışız keyfini çıkartıcağımıza bazı üyeler mühendislerimizi sorguluyor...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 19:58 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 13 Tem 2012, 15:54
Mesajlar: 31
Tersine mühendislik (Reverse Engineering,RE) bir aygıtın, objenin veya sistemin; yapısının, işlevinin veya çalışmasının, çıkarımcı bir akıl yürütme analiziyle keşfedilmesi işlemidir. Makine veya mekanik alet, elektronik komponent, yazılım programı gibi) parçalarına ayrılması ve çalışma prensiplerinin detaylı şekilde analizini içerir.

Kısaca, ortada bir ürün vardır ve siz o üründen yola çıkıp nasıl üretildiğini anlamaya çalışırsınız.

"Ters Mühendislik, Mühendisliğin Temelidir."

ÖR:

Tupolev Tu-4: Japonya görevi sırasında bir çok B-29 Superfortress bombardıman uçağı Sovyetler Birliği’ne (SSCB) inmek zorundaydı. Böyle stratejik bir bombardıman uçağına sahip olmayan Sovyetler B-29’u kopyalamaya karar verdiler. Birkaç yıl içinde neredeyse mükemmel bir kopyası olan Tu-4'ü geliştirdiler.

_________________
Anlıyorum doktor avrupa bizim kaderimiz. Külahım heyecanla dinliyor seni...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 20:00 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:53
Mesajlar: 1883
Leopard2'nin de gövdesi K-2, Abrams, Altay'a benziyor

[wimg]http://www.armyrecognition.com/europe/Hollande/Exhibition/Dutch_Army/images/Leopard_2A6_Dutch_Army_02.jpg[/wimg]

[wimg]http://data3.primeportal.net/tanks/vojta_micek/leopard2a5/images/leopard2a5_5_of_7.jpg[/wimg]

_________________
Resim
Tango-1 Never Dies


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 20:05 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 21 Kas 2012, 00:26
Mesajlar: 17
silverdream yazdı:
Türk mühendisler bir gövde tasarımı yapamıyorlarmıda gidip korenin k2 gövdesini aynen alıp uyguluyoruz? Bizim mühendislerimiz bukadar mı aciz? Aynen alıp kullanacaksak K2 gövdesini ozaman neden bukadar mühendis bu kadar yıldır bekletiyor bizi?


Neden bekletiyorlar..!!!!!!!!!!!!!

Keşke herşey çok kolay olsa.biri okus pokus yapsada %100 yerli uçak yapsak,yada %100 yerli helikopter,tank yapsak.ya da nükleer bomba yapsak..Ama maalesef bu bizim Batıdan 100-150 yıl sonra sanayi devrimine geçmemiz ve aradaki farkında yıllarca çeşitli sebeplere uyuyarak geçirilip kapatılmaması ,bu söylediğim hedefleri şimdilik engelliyor..Ama biryerlerden başlanmadı değil.Artık bitimizin kanlandığı dönemlerde herşeyi hala dış alımla gerçekleştirmemek lazım.Bu bağlamda Savunma sanayine yön verenler çok doğru stratejiyle hareket ediyor.Emeklemeden yürünemez.Batının 100 yıl önce geçtiği yollardan en hızlı şekilde geçmek ancak bu 3 süreçle olabilir.Varsa bilinen başka bir yöntem buyrun paylaşın.Savunma sanayinde Son 20 senede gelişen 3 basamak olarak öngörülen Size bu süreçlerle igli gelişmeyi özetlemek istiyorum

1 -Montajlama
2 -Knowhow (teknoloji transferi).
3- Kısmi Özgün üretim,Özgün Üretim

''MONTAJLAMA'' metoduyla 1984 yılında TAİ kurularak başlayan bu süreçle (F16 uçakları gibi projelerle) Savunma sanayine endüstriyel tecrübe kazandırıldı..Teknoloji ülkemiz mühendislerince tanınmaya başlandı.Savunma sanayi için başlangıç noktası olduğundan doğru bir stratejiydi.Fakat artık hedeflenen vizyonda yetersiz ve bu aşamadan sonra artık bu yöntem tercih edilmemekte. Kazanım olarak.Tai ve Aselsan gibi yarı devlet kurumlarının ve yerli sanayi firmalarının benzeri kabiliyetlerin zamanla yetenekleri ve tecrübe kazanması bu süreç sayesinde olmuştur.Aselsan ve Tai birçok tecrübe birikimini bu süreçte kazanmış üzerine özgün teknolojiler eklemesini hep bu süreç sayesinde olmuştur.Ve hatta Aselsan 80 milyon dolarlık cirolardan Yılda 2,5 milyar dolarlık cirolara ulaşması hep bu birikim sayesindedir..Ama bu eşikte artık aşılmıştır.Gömlek artık Türkiye'ye dar gelmektedir.SS ürünlerinde bir çok ürün gamu için artık bu yöntem terkedilmiştir Dikkat edersiniz yeni mevcut tüm projeler de bu (GENEL MAKSAT HELİKOPTERİ projesi hariç.Bu sürecin en son halkasıdır.Kısmen Knowhow özelliklerinide barındırmaktadır.Parçaların tamamına yakın kısmı Türkiye tarafından üretilecektir.)

KNOWHOW.şimdiki gerçekleşen projelerin ve yeni birçok fikrin gerçekleştirilmesi düşünülen dönemdir.En dikkat çeken ve en hareketli dönemdir.1990'ten itibaren özellikle terörle mücadele döneminde Kuvvetin acil ihtiyaçlarını dışarıdan istediği anda temin edememesi.Özellikle Batı'nın ve mütefiklerimizin silah satmak için kibirli şartları ve tavırları.Bu sürecin Bu ülke için şart olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.Ama maalesef Siyasi istikrarsızlıklar ve kaynak aktarım yetersizliği,basiretsiz yöneticiler bu sürecin içersindeki projelerin ertelenmesine yada RAFA kaldırımasına neden oldu.Şu anda en yoğun şekilde yaşadğımız bu önemli süreç MONTAJLAMA döneminden çok FARKLIDIR..Parçaların dışarıdan gelip bizim birleştirdiğimiz bir süreçten ziyadee .Bu parçaları Nasıl yapıldığını öğrendiğimiz sürece geçiştir.Teknoloji transferidir.Bu terime ben ''AĞAÇ AŞILAMASI ''diyorum.Bir ağaçtan güzel yada bol meyve vermesi istenirse farklı bir ağaçtan aşılama yapılır.Yani konumuzdaki anlamı bilgi teknoloji aktarımı..ATAK ve ALTAY,FIRTINA, projeleri buna en güzel örnektir.Bir tank yada helikopter nasıl yapılır onu öğrenilmesi.Sıfırdan öğrenmek ülkeye çok vakit kaybettireceği,Dış ALIMIN ülkemiz için litaratürden çıktığı, Montajlamanın Ar-ge olarak GELİŞMEK için yetersiz kalınacağı düşünüldüğünde SIÇRAMAK İçin en doğru stratejidir.Teknoloji transferini her devlet vermez.Bugün Çin büyümüşsse bunu Rusya'dan aldığı Teknoloji transferine borçludur.Ama sadece bu transfer yetmez.Mevcut ülkeyi yönetimi bu süreçte KARARLI Ve DESTEĞİNİ sürekli göstermesi gerekmektir(Para,Teşvik,vergi indirimi ,geriye beyin göçü projesi vs vs.).Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde güzel şeyler oluşmaya başlar .Ve ilerisi için ÖZGÜN üretim için hazır hale ülke gelir.Ayrıca bu süreçte Ve her parçayı kendin öğrendiğin gibi ve üzerine Özgün şeyler katarak üzerinede bir şeyler koyabilirsiniz (İnşallah Aselsan NG projesi ile Volkan atış kontrol sistemi ve aviyonik sistemleri,yeni teknolojik upgradelerle leo 2a4 lerin modernize edilmesi buna örnek olacak)......Knowhowda .Atak ve Altay projesinde alt yüklenicilerine verilen görevleri görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız.Bu projeler o firmaların çağ atlamasınıda sağlayacaktır.(Roketsan ve Nurol ile zırh anlaşmaları,Bor zırhı üzeride çalışmalar Kale kalıp ve İTÜ ile yerli tank ve uçak motor anlaşmaları vs)
BU süreci ''MONTAJLAMA '' ile yada KOPYA ile karıştıran forumda çok eksik bilgi sahipleri dolaşmakta..Bir daha üzerine basarak söylüyorum Teknoloji transferi bir ATILIMDIR.Ve en zor süreçtir.Dediğim gibi mutlak KARARLILIK gerektirir.İnkilap dönemide bir nevi Türkiye'in tepeden tırnağa Knowhow dönemidir Atatürk zamanında da KNOWHOW yapılmıştır.Özellikle savaştan kaçan alman mühendislerin ülkeye getirilmesi.Yoksa savaştan yeni çıkmış harap bir devletin ve yıllarca teknolojiden bir haber bir ülkenin mühendisi nereden bilecek bir anda Uçak yapmasını.(Kurulan uçak fabrikası)Biraz tarihsel süzgeçle yorumlamak gerekir olayları.

Üçüncü aşama kısmi özgün yada ÖZGÜN üretim.Buna en iyi örnek MİLGEM,CİRİT.ANKA.TUBİTAK güdümlü akıllı bomba projesi,Yeni start verilen uzun menzilli balistik füze projesi , Göktürk uydu projeleri vs.Özel sektörde ise OTOKAR KOBRA(JÖH ve özel harekatin vazgeçilmez aracı) KİRPİ, OTOKAR ARMA vs vs vs.Hatta bunların bir çoğu artık Türkiye'nin İHRAÇ kalemleridir.
Türkiye Savunma sanayi ürünlerinde bazı ürünlerinde Montajlamanın son aşamasında,Bazılarında KNOWHOW ve bazılarındada kısmi ÖZGÜN yada ÖZGüN üretim aşamasındadır..Yani eleştirirken yapıcı olmak bu süreçlerde emeğe geçen heveslerini kırmamak gerekir..Artık Türkiye Belli şeyleri yapmak zorunda olduğunu mevcut konjöktürde acı tecrübelerle yaşamıştır....

Umarım nice başarılı haberler almayı sürdürürüz..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 20:22 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 21:26
Mesajlar: 623
Neyin tartışmasını yapıyoruz ki? Altay da, Anka da bir zamanlar hayalden öte bir şey değildi. Ama şimdi varlar. Bunların yapımı için bir yerlerden destek aldığımızı herkes biliyor. Aynı T/F-X'de olduğu gibi. Böyle komplike makineleri en baştan yapmaya çalışmak hem zaman hem de para kaybı ve bizde her ikisi de kısıtlı. Birgün montajla başlarsın, lisans altında üretime geçer sonrasında teknoloji transferi yapar en sonunda da o teknolojiyi sen üretirsin. Ama bir yerden başlamak gerek. Geçmişte uçak fabrikalarımızı, özel teşebbüs silah ve bomba fabrikalarımızı kapatmaya mahkum bırakan, 1940'lı yıllarda hafif tank prototipini iptal edenler utansın. O zamanlar bunlar devam etseydi belki çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 20:25 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 01 Eki 2012, 21:29
Mesajlar: 1739
memogianni yazdı:
Neyin tartışmasını yapıyoruz ki? Altay da, Anka da bir zamanlar hayalden öte bir şey değildi. Ama şimdi varlar. Bunların yapımı için bir yerlerden destek aldığımızı herkes biliyor. Aynı T/F-X'de olduğu gibi. Böyle komplike makineleri en baştan yapmaya çalışmak hem zaman hem de para kaybı ve bizde her ikisi de kısıtlı. Birgün montajla başlarsın, lisans altında üretime geçer sonrasında teknoloji transferi yapar en sonunda da o teknolojiyi sen üretirsin. Ama bir yerden başlamak gerek. Geçmişte uçak fabrikalarımızı, özel teşebbüs silah ve bomba fabrikalarımızı kapatmaya mahkum bırakan, 1940'lı yıllarda hafif tank prototipini iptal edenler utansın. O zamanlar bunlar devam etseydi belki çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.



Halk acken tank yapmamislar ne kadar kotu yapmislar. Bu mesajlari da yoneticiler ayri bir yere tasirsa cok memnun olurum. Tankla ilgili son bilhi sayfalarca otede.r

_________________
Timeo hominem unius libri


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 21:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Mesajlar: 452
T.M.U yazdı:
Leopard2'nin de gövdesi K-2, Abrams, Altay'a benziyor


Leopard2 ile Abrams, MBT-70 projesi ile başlanıp farklı devletlerin ve farklı şirketlerin sonlandırdığı ürünlerdir de ondan.

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 21:55 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:53
Mesajlar: 1883
igirgin yazdı:
T.M.U yazdı:
Leopard2'nin de gövdesi K-2, Abrams, Altay'a benziyor


Leopard2 ile Abrams, MBT-70 projesi ile başlanıp farklı devletlerin ve farklı şirketlerin sonlandırdığı ürünlerdir de ondan.

Tamam farklı şirketler olmasına rağmen 4 tankın gövdesi de birbirine benziyor.

_________________
Resim
Tango-1 Never Dies


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Mesajlar: 452
T.M.U yazdı:
igirgin yazdı:
T.M.U yazdı:
Leopard2'nin de gövdesi K-2, Abrams, Altay'a benziyor


Leopard2 ile Abrams, MBT-70 projesi ile başlanıp farklı devletlerin ve farklı şirketlerin sonlandırdığı ürünlerdir de ondan.

Tamam farklı şirketler olmasına rağmen 4 tankın gövdesi de birbirine benziyor.


Benzeyecek tabi ki Altay'ın büyük büyük babası MBT-70'dir, onun iki tane oğlu var Leopard 2 ve Abrams, Leopard 2'in oğlu K-2 ve K-2 'nin oglu Altay...

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:03 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:53
Mesajlar: 1883
Tamam işte kafaya takacak bişey yok ne Almanı takıyor nede Amerikalı.

_________________
Resim
Tango-1 Never Dies


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:09 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 10 Kas 2012, 22:47
Mesajlar: 1
KAFKASYA yazdı:
Bir kere özal Savunma Sanayisini kurmadi Rahmetli Ecevit kurdu !!!!!
Özalin yapdigi tek sey Amerikan malini montajlama hangari kurdu, bunuda ucak yapiyoruz diye millete dayadi, sonucda bunun yüzünden uzun yillar ucak yapamadik, ama Devlet zaten Ucak sanayisi kuracakdi ama bu adim bizi geri birakdi (buda bakis acisi )

Firtina filan bunlarda Lisans ürünü.

Ülkende bir Mali Montajlamakla o mal senin malin sayilmaz .

Kendimizi kandirmayalim kendimize dürüst olalim.
Ama buda tabiki dediginiz gibi hazir alimdan iyidir.

Benim elestriecegim cok nokta var bu konuda , örnegin madem Lisansli bir alt yapi aliyoruz (Buda Japonya ve bir baska ülkeye neden yapdigimiz Tank satamayiz antlasmasini ortaya cikariyor ) o vakit gidip Otokar Kraus Mafai ile anlasip onlarin Alt yapisini alsaydi .
Almanlar Arablara ABD baskisi yüzünden (Sözde siyasi gerekceler aslinda ABD nin Almanyadaki yahudi vekil ve Lobisiyle ile yapdigi baski ) Tank satamiyor, Bizde Leoparin alt yapisiyla daha cabuk Tank yapip Arablara satardik ....Bunu Almanlarda seve seve yapardi sanirim , o vakit su an Kore altyapisindan daha iyi bir alt yapi elde etmis olmazmiydik ?
Zaten Korede Top u ,Motoru Almandan cekmiyormu neden orjinali varken kopya ile ugrasiyoruz ?



Özalın zamanında herhalde 13-14 yasini gecmemiştiniz. Hatırlamıyorsunuz. En başta savunma müsteşarlığını kurması bile büyük düşünce hemen arkasından tai. Ülkede ilk defa bişeyler üretmek lafını konuşan kişidir. şartlarına göre yeterlidir değildir onu tartışa biliriz. olmasında gerekende odur. Esas özal dan sonra niye (1989-2001) herşey durdu ülke geriye gitti, onun hesabını sormak lazım.niye en az 13 yıl kaybettik. bu tankı 1995 yapsak bizimmi değilmi tartışmaları bitmişti. şimdi kaçtane ayrı altay var ve farklarını konuşuyor olurduk. Şimdi bunlar 10 sene sonra konuşulacak. biryerden başlamak en iyisiydi yapılmasına sebep olan, emeği geçen herkes, dağdaki şehit kadar önemlidir ve saygı duyulup özellikle TEŞVİK edilmeleri gerekir. bir firma değil bi aç firma bir yarış şeklinde bu işe başlatılmalıdır. Tarihte Türk devletleri ( Fatih Sultan hariç) hiç bir zaman sanayi kurmak gibi bir çaba içinde bulunmamışlardır. Ama bu işi yapan ustaları sonuna kadar korumuş desteklemiş, hatta göç ederken yanlarında götürmüşlerdir. bu yüzden onlarca ok yay çeşiti, bir sürü at ırkı, kılıç çeşitleri, bunların getirdiği savaş teknikleri olmuştur. İşte başarı burda yatıyor.Orduyu güçlü kılan asker sayısı değil, askerin elindeki silahın kalitesi, onu kullanma şeklidir. Bir ülkeyi caydırıcı kılan insan sayısı değil savaş durumunda onu donatabilme kabiliyetidir. Sayı önemli olsa biz Çini 5 kere işgal edip devlet kurmazdık.Daha sonra İngilizlerde işgal edemezlerdi. İngilizler bizi çok iyi inlediler ve çok iyi dersler çıkarttılar. Birde yahudileri yanlarına alınca dünyay bir süre hükmettiler. Şimdi eskiden bizim yaptığımızı ABD yapıyor.Şimdi sıra bizde nasıl ki at ustalarını gelip anadoludan ingiltereye götürülüp ingiliz atı diye bişey icad edildiyse, şimdi bizde nerde olursa olsun masrafına bakmadan gider tabkını topunu alıp kendimize mal etmemiz lazım. Burda benim korkum birileri çıkıpta Kayseride uçak fabrikası gibi satın almak daha ucuz diye bbu işe son vermesin. İşte esas sorun bu tankı topu yapmak değil.Özal örneğinde olduğu ülke 13 yıl daha durmasın. Durmak demek başkaları ileri girdken bizim geriye gitmemiz demektir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:09 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Mesajlar: 776
Alt sıstemlerını ve de yaptıkları ıslerı bılmem ancak bence tankın govdesı dısında pek bır yerı dıger tanklara benzemıyor....Sıstemler ve de yaptıkları ısler ıse ıhtıyac ve de dusunce sıstemı yanı konsept ıle sınırlıdırb ancak....Bence kule tamamen goruntu olarak ozgun olmus...Gaz bosaltma sılındırı de dahıl.....Ayrıca su yırtılma olayına da tam aklım ermedı....Yıllar yılı kullanılan m48 lerde bıle bu sekılde bır yırtılma yoktur....Kı durduk yerde mıl kıran bır tank....Bence bu goruntu tankın gogsunun yere teması ıle oradakı boyanın ve de materyalın bır mıktar soyulması nedenı ıle olusmus olabılır....Ancak o sevıyede bır yırtıgın orada olusabılecegıne ınanmıyor hatta ınanmak ıstemıyorum...Tabıı bızzat yırtıgı gormus ve de teyıd edebılecek bırısı varsa onu bılemem....Susar otururum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:13 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Mesajlar: 452
Resim

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:15 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:02
Mesajlar: 5238
igirgin yazdı:
Resim


K-2 Abrams alt yapısı kullanılarak geliştirilmemiş miydi? Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum???

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:20 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Mesajlar: 452
KAFKASYA yazdı:
Arada K1 var öndede Leo 1 tabi onunda atasi Königs Tiger ----


Ben soy ağacını biraz kısalttım o kadar...

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Mesajlar: 452
DENO yazdı:
igirgin yazdı:
Resim


K-2 Abrams alt yapısı kullanılarak geliştirilmemiş miydi? Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum???


Öyle de olabilir esas kaynağa bakmak lazım ben dış benzerlikten çıktım.

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:34 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 14:45
Mesajlar: 674
KAFKASYA yazdı:
Benim kafamda simdi bir baska soru olusdu, Koreliler ABD ve Almanlardan bakdiklari Tank i kendilerine göre uyarladilar.
Örnek olarak hydropneumatik suspensiyon ,Alman ve Amerikan Tanklari hydromekanik aparat ile Torsiyonscubu dedikleri sert Celikden yapilmis Kore Tanki kendi cografyasina göre yapilmis ve asil sorum bu Tank kendi insanlarin boyuna göre yapilmis Kore Insani Türklerden kisa degilmi yani bizde bu durum düsünülmüsmüdür bizim boy ortalamasiyla onlarinki birmi , bizden herkez tankci olabilecekmi yoksa bu is icin sadece kisa boylularimi sececekler ?

Doğru söylüyorsunuz. Sonra bu iş ilk gelen Mitsubishi otobüslere dönmesin de.

_________________
Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder
Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:28
Mesajlar: 3751
KAFKASYA yazdı:
Suc bende Alt yapi saglanacak denince bende teknoloji desdegi ile biz Tasarliyacagiz sandim Tankin altinin yapisini tamamen alip biraz uzatip oynatacagimizi sanmamisdim.
Bu Suspensiyon filan onlarda dirak Koreden gelecek herhal.

Peki bunun icin neden 72 ay ugrasiyorlar ?


Projenin teknik içeriğine vakıf olmadığımıza göre, belki de bu kadar aşkın şeyler söylemememizde, ketum kalmakta fayda var.. Zamanla anlarız..

Ben kafi derecede "şey" görebiliyorum.. Fırtına'ya bakıyorum, Cobra'ya bakıyorum.. Sonra Arma'ya bakıyorum, Mızrak kulesine bakıyorum.. Altay'ın prototipine bakıyorum.. Gördüğümden tatmin oluyorum.. ;)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:41 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 03 Ağu 2012, 04:57
Mesajlar: 1868
KAFKASYA yazdı:
Benim kafamda simdi bir baska soru olusdu, Koreliler ABD ve Almanlardan bakdiklari Tank i kendilerine göre uyarladilar.
Örnek olarak hydropneumatik suspensiyon ,Alman ve Amerikan Tanklari hydromekanik aparat ile Torsiyonscubu dedikleri sert Celikden yapilmis Kore Tanki kendi cografyasina göre yapilmis ve asil sorum bu Tank kendi insanlarin boyuna göre yapilmis Kore Insani Türklerden kisa degilmi yani bizde bu durum düsünülmüsmüdür bizim boy ortalamasiyla onlarinki birmi , bizden herkez tankci olabilecekmi yoksa bu is icin sadece kisa boylularimi sececekler ?


Leopard 1T içi çok dar olan bir tank, M60T ise tam tersi çok geniş olan bir tank, Leo2A4 ise ikisinin ortası genişlikte bir iç hacme sahip. Eğer ALTAY'ın iç hacmi Leo2a4 genişliğinde olursa mürettebat pek sıkıntı çekmez. Tankçı personel hangi tankta görev yapacağına göre seçilmiyor, bütün tanklarda görev yapabildiklerinden dolayı tankçı seçiminde böyle bir ayırma söz konusu değil.... Doğuda M60A3 te geniş geniş görev yapan bir tankçı batıda kendini içi dapdar bir Leo1T de bulabilir.
ALTAY'da personel seçimi konusunda 3.nesil tanklarda halen uygulanmakta olduğu gibi mürettebat (doldurucu hariç) profesyonel askerlerden oluşturulacaktır.
Tank Komutanı: Subay-Astsubay
Nişancı: Uzman Çavuş
Sürücü: Uzman Çavuş

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 22:45 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 21 Kas 2012, 00:26
Mesajlar: 17
FEARNEEDLY yazdı:
silverdream yazdı:
Türk mühendisler bir gövde tasarımı yapamıyorlarmıda gidip korenin k2 gövdesini aynen alıp uyguluyoruz? Bizim mühendislerimiz bukadar mı aciz? Aynen alıp kullanacaksak K2 gövdesini ozaman neden bukadar mühendis bu kadar yıldır bekletiyor bizi?


Neden bekletiyorlar..!!!!!!!!!!!!!

Keşke herşey çok kolay olsa.biri okus pokus yapsada %100 yerli uçak yapsak,yada %100 yerli helikopter,tank yapsak.ya da nükleer bomba yapsak..Ama maalesef bu bizim Batıdan 100-150 yıl sonra sanayi devrimine geçmemiz ve aradaki farkında yıllarca çeşitli sebeplere uyuyarak geçirilip kapatılmaması ,bu söylediğim hedefleri şimdilik engelliyor..Ama biryerlerden başlanmadı değil.Artık bitimizin kanlandığı dönemlerde herşeyi hala dış alımla gerçekleştirmemek lazım.Bu bağlamda Savunma sanayine yön verenler çok doğru stratejiyle hareket ediyor.Emeklemeden yürünemez.Batının 100 yıl önce geçtiği yollardan en hızlı şekilde geçmek ancak bu 3 süreçle olabilir.Varsa bilinen başka bir yöntem buyrun paylaşın.Savunma sanayinde Son 20 senede gelişen 3 basamak olarak öngörülen Size bu süreçlerle igli gelişmeyi özetlemek istiyorum

1 -Montajlama
2 -Knowhow (teknoloji transferi).
3- Kısmi Özgün üretim,Özgün Üretim

''MONTAJLAMA'' metoduyla 1984 yılında TAİ kurularak başlayan bu süreçle (F16 uçakları gibi projelerle) Savunma sanayine endüstriyel tecrübe kazandırıldı..Teknoloji ülkemiz mühendislerince tanınmaya başlandı.Savunma sanayi için başlangıç noktası olduğundan doğru bir stratejiydi.Fakat artık hedeflenen vizyonda yetersiz ve bu aşamadan sonra artık bu yöntem tercih edilmemekte. Kazanım olarak.Tai ve Aselsan gibi yarı devlet kurumlarının ve yerli sanayi firmalarının benzeri kabiliyetlerin zamanla yetenekleri ve tecrübe kazanması bu süreç sayesinde olmuştur.Aselsan ve Tai birçok tecrübe birikimini bu süreçte kazanmış üzerine özgün teknolojiler eklemesini hep bu süreç sayesinde olmuştur.Ve hatta Aselsan 80 milyon dolarlık cirolardan Yılda 2,5 milyar dolarlık cirolara ulaşması hep bu birikim sayesindedir..Ama bu eşikte artık aşılmıştır.Gömlek artık Türkiye'ye dar gelmektedir.SS ürünlerinde bir çok ürün gamu için artık bu yöntem terkedilmiştir Dikkat edersiniz yeni mevcut tüm projeler de bu (GENEL MAKSAT HELİKOPTERİ projesi hariç.Bu sürecin en son halkasıdır.Kısmen Knowhow özelliklerinide barındırmaktadır.Parçaların tamamına yakın kısmı Türkiye tarafından üretilecektir.)

KNOWHOW.şimdiki gerçekleşen projelerin ve yeni birçok fikrin gerçekleştirilmesi düşünülen dönemdir.En dikkat çeken ve en hareketli dönemdir.1990'ten itibaren özellikle terörle mücadele döneminde Kuvvetin acil ihtiyaçlarını dışarıdan istediği anda temin edememesi.Özellikle Batı'nın ve mütefiklerimizin silah satmak için kibirli şartları ve tavırları.Bu sürecin Bu ülke için şart olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.Ama maalesef Siyasi istikrarsızlıklar ve kaynak aktarım yetersizliği,basiretsiz yöneticiler bu sürecin içersindeki projelerin ertelenmesine yada RAFA kaldırımasına neden oldu.Şu anda en yoğun şekilde yaşadğımız bu önemli süreç MONTAJLAMA döneminden çok FARKLIDIR..Parçaların dışarıdan gelip bizim birleştirdiğimiz bir süreçten ziyadee .Bu parçaları Nasıl yapıldığını öğrendiğimiz sürece geçiştir.Teknoloji transferidir.Bu terime ben ''AĞAÇ AŞILAMASI ''diyorum.Bir ağaçtan güzel yada bol meyve vermesi istenirse farklı bir ağaçtan aşılama yapılır.Yani konumuzdaki anlamı bilgi teknoloji aktarımı..ATAK ve ALTAY,FIRTINA, projeleri buna en güzel örnektir.Bir tank yada helikopter nasıl yapılır onu öğrenilmesi.Sıfırdan öğrenmek ülkeye çok vakit kaybettireceği,Dış ALIMIN ülkemiz için litaratürden çıktığı, Montajlamanın Ar-ge olarak GELİŞMEK için yetersiz kalınacağı düşünüldüğünde SIÇRAMAK İçin en doğru stratejidir.Teknoloji transferini her devlet vermez.Bugün Çin büyümüşsse bunu Rusya'dan aldığı Teknoloji transferine borçludur.Ama sadece bu transfer yetmez.Mevcut ülkeyi yönetimi bu süreçte KARARLI Ve DESTEĞİNİ sürekli göstermesi gerekmektir(Para,Teşvik,vergi indirimi ,geriye beyin göçü projesi vs vs.).Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde güzel şeyler oluşmaya başlar .Ve ilerisi için ÖZGÜN üretim için hazır hale ülke gelir.Ayrıca bu süreçte Ve her parçayı kendin öğrendiğin gibi ve üzerine Özgün şeyler katarak üzerinede bir şeyler koyabilirsiniz (İnşallah Aselsan NG projesi ile Volkan atış kontrol sistemi ve aviyonik sistemleri,yeni teknolojik upgradelerle leo 2a4 lerin modernize edilmesi buna örnek olacak)......Knowhowda .Atak ve Altay projesinde alt yüklenicilerine verilen görevleri görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız.Bu projeler o firmaların çağ atlamasınıda sağlayacaktır.(Roketsan ve Nurol ile zırh anlaşmaları,Bor zırhı üzeride çalışmalar Kale kalıp ve İTÜ ile yerli tank ve uçak motor anlaşmaları vs)
BU süreci ''MONTAJLAMA '' ile yada KOPYA ile karıştıran forumda çok eksik bilgi sahipleri dolaşmakta..Bir daha üzerine basarak söylüyorum Teknoloji transferi bir ATILIMDIR.Ve en zor süreçtir.Dediğim gibi mutlak KARARLILIK gerektirir.İnkilap dönemide bir nevi Türkiye'in tepeden tırnağa Knowhow dönemidir Atatürk zamanında da KNOWHOW yapılmıştır.Özellikle savaştan kaçan alman mühendislerin ülkeye getirilmesi.Yoksa savaştan yeni çıkmış harap bir devletin ve yıllarca teknolojiden bir haber bir ülkenin mühendisi nereden bilecek bir anda Uçak yapmasını.(Kurulan uçak fabrikası)Biraz tarihsel süzgeçle yorumlamak gerekir olayları.

Üçüncü aşama kısmi özgün yada ÖZGÜN üretim.Buna en iyi örnek MİLGEM,CİRİT.ANKA.TUBİTAK güdümlü akıllı bomba projesi,Yeni start verilen uzun menzilli balistik füze projesi , Göktürk uydu projeleri vs.Özel sektörde ise OTOKAR KOBRA(JÖH ve özel harekatin vazgeçilmez aracı) KİRPİ, OTOKAR ARMA vs vs vs.Hatta bunların bir çoğu artık Türkiye'nin İHRAÇ kalemleridir.
Türkiye Savunma sanayi ürünlerinde bazı ürünlerinde Montajlamanın son aşamasında,Bazılarında KNOWHOW ve bazılarındada kısmi ÖZGÜN yada ÖZGüN üretim aşamasındadır..Yani eleştirirken yapıcı olmak bu süreçlerde emeğe geçen heveslerini kırmamak gerekir..Artık Türkiye Belli şeyleri yapmak zorunda olduğunu mevcut konjöktürde acı tecrübelerle yaşamıştır....

Umarım nice başarılı haberler almayı sürdürürüz..


Ya bazı arkadaşlar bu dediklerimi tam anlamadı sanırım.He deyince sıfırtan tank üretmek için teknolojik altyapımız yok.Knowhow yapıyoruz.Yani montaj yapmıyoruz..Sadece tankın nasıl yapıldığı öğrendik.Biri öğretmeden nasıl yapacağız.Allah aşkına Biri alfabeyi öğretmeden yazmayı nasıl öğrenebiliriz..Doğuştan DNA'larımıza programlanmadıya tank uçak yapma güdümüz.Biri nasıl yapıldığını yöntemini öğretecek.Ancak öyle olacak.Bu saatten sonra SATIN ALSAYDIK. Her şey Zaman ve maliyet meselesi. buna bu ülkenin ne zamanı var nede bu kadar maliyeti kaldıracak bütçesi.Ama elbet gelişecek.Yazımda verdim örnekler.Teknoloji transferi en doğru yaklaşım.2 tankın fotoğrafını karşılıklı önünüze koyun.Bu tankın nesi birebir kopya.Onda kullanılan teknoloji transferi yapıldı.Tabii Genel işleyişi dünyadaki tanklarının hemen hemen hepsinin birbiriyle şablon olarak aynı. .Bir arkadaşımızda diyorki.
Eee madem kopyaladık bari Almanlardan alsaydık diyor.Alman verdide bizmi istemeyüz dedik.Alman bırakın teknoloji vermeyi.Ürünü Satarken bile KİBİRLİ.kendincede haklı.Bizden 100-150 yıl önce tamamlamış sanayi devrimini.Avrupanın lokomoitif ağır sanayi.Ve Türkleri 2.sınıf dünya vatandaşı görüyor.Ne teknoloji transferi hayalinden bahsediyorsunuz.Alman milleti kibirlidir.r.Şu anda mevcut en iyi alternatif beğensenizde beğenmesinizde bu proje.Ve biz önümüzdeki yıllarda bunu kendimize şartlarda geliştirmeler yapacağız.Aynı Aselsan NG de olduğu gibi.Bu kadar karamsırlığa gerek yok..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 23:05 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 15:57
Mesajlar: 426
Arkadaş diz mesafesinden bahsediyor bence.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2012, 23:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 14:07
Mesajlar: 108
Bu benzetme olaylarına ben çok takılmıyorum. Sonuçta Tank mı hepsi birbirine benziyor. Altı üstü sağı solu demir yığını. Görsel olarak ne kadar farklı olabilir ki?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 02:12 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Kas 2012, 05:19
Mesajlar: 10
HDS yazdı:
demokrasi yazdı:
Metal plastik deformasyonla birlikte aşırı zorlanmış ve bu kullandıkları alaşımlı çelikte yırtılma meydana gelmiş günü kurtarmak için de otogar kurnazlık yaparak defolu tankla gösteri yapmış ama dikkatli izleyen kabak gibi yırtılmaları görür resmi paylaşmıştım bir kaç sayfa öne giderseniz yırtığı sizde rahatlıkla görürsünüz anlamadığım madem çekiyorsun hiç değilse sağlam bir tankla çekiver insanın canını sıkmanın ne alemi var ki neyse duygusala bağladım ben galiba...


O bölgedeki malzemenin kalınlığı ne kadar?.. Malzemenin mekanik özellikleri nedir?.. Tüm bunlarla birlikte bulabileceğimiz gerilmeleri orada yaratabilecek bir güç var mı?.. Tankın üzerinde?..


[wimg]http://b1211.hizliresim.com/13/m/g2730.jpg[/wimg]

Sayın HDS yırtığa dikkat ederseniz kullanılan malzeme kalınlığı bir bütün olarak tasarlandığı ortada özel bir çözüm ortaya konulmamış yırtılmada;

[wimg]http://www.atacelik.com/images/cekmedirenci.jpg[/wimg]

Çekme eğrisinde de gördüğünüz gibi metale uygulanan baskı sonucu bir kopma meydana gelir buda metalin elastisite modülü akma kopma olayları metal üzerinde meydana gelen elastik-plastik deformasyon olayları ve HRc ciinsinden sertlik değerleri gibi bilgileri elde etmenize kolaylık sağlar tank 3D modül üzerinde muhakkak analiz çalışmaları yapılmıştır metal çeşitli testlere maruz bırakılıp sertlik değerleri mutlaka incelenmiştir ama görünüşte olan bu yırtılmanın tankın zorladığında ortaya çıkması güzel neticede test bunun için yapılıyor ama kullanılan metal bu bölgede iş görmez zırhta koysalar bu yırtılmanın önüne geçilmez neticede aynı darbelere maruz kaldığında aynı yerde yine yırtılma meydana gelecektir.
Malzemenin özelikleri insan DNA'sı gibidir diyelim biz kısaca her bir işletme bunları sır gibi saklar çünkü bu onların ekmek yediği temel noktadır mesela zırh yapamadık yada yapmaya çalışıyoruz niye bu zamana kadar yapılmadı sorusunun temel nedeni de budur malzeme özellikleri ve malzemenin oluşturan katkı maddeleri ve oranları mesela ben böhler K100 çeliğini severim ısıl işlemden sonra güzel sertlik kazandırılan ve gerilmesi alındıktan sonra iyi bir HRc veren bir takım çeliğidir TÜRKİYE de böyle malzemeler var mı derseniz şuan için yok ilerisi için bir şey diyemem mesela 780 °C 1 saat bekletilen bir K100 size ortalama 55 HRc sertlik verir gerilimi 500 °C de elli dakika ısıtılarak alındığında ortalama 48 HRc sertlik elde edersiniz bunları niye anlatıyorum malzeme bilimi yaptığımız bu tanktan çok ama çok önemlidir çünkü kaliteyi ortaya malzeme koyar.
Gerilme olayına gelince şöyle düşünün tank derin bir hendek içine girdi ve hendeğin ortasında bir kaya var ve diyelim ki bu kayada gerçekten sert bir maden içeriyor tank 60-70 ton arası ve 72 km hız yapacağı söyleniyor siz o hız ve ağırlıkta o kayaya çarptığınız da meydana gelecek çok büyük bir basınç olacaktır ve burada devreye tankın metalurjik özellikleri devreye girer eğer tankın malzemesi üzerine gelen baskıyı abzorbe edemez ise böyle kabak gibi açılmayı yeniden görme oranınız çok yüksek olur.Ben o kesin köşeden hala şikayetçiyim oraya bir çözüm bulmak gerektiği düşüncesindeyim.
Tabiki bunlar benim düşüncelerim yanlışta olabilir eksikte olabilir abartıda olabilir neticede burada fikir alış-verişi yapıyoruz saygılar...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 09:11 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:13
Mesajlar: 131
Sayın Demokrasi,

İçiniz rahat olsun artık. Gördüğünüz yırtılma veya kopma olamaz diye düşünüyorum. Çekme eğrisinde de açık; Akmadan çelikte kopma olmuyor, o bölgede akma da görülmüyor... Üstelik tankın o bölgesi sadece basma gerilimine naruz kalabilir, ki eğilmeler ortaya çıkmalı idi. Bir de, böyle kalın bir çelik plakayı hangi kuvvetle, nasıl koparabilirsiniz ki? Prototip safhasındaki tank bu, bir dünya test aşaması... bence yağ, kir, boya dökülmesi gibi birşey illüzyona sebep oluyor gibi.

_________________
* Konuşarak katkı yapabileceğiniz mevzular olduğunu biliyorsanız,
konuşmayarak da katkı yapabileceğiniz mevzular olduğunu bilirsiniz.
*


----------------------------------------------------------------------------------
Resim
MKE ne zaman böyle bir silah ailesi oluşturur... O zaman bir faydası olduğuna inanılabilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 11:37 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 04 Eki 2012, 17:34
Mesajlar: 290
igirgin yazdı:
Resim


K1 Rotem, M1 Abrams alt yapısı kullanılarak üretilmiştir. Hatta bu üretim için Hyundai mühendisleri General Dynamics Land Systems e eğitime gitmişlerdir. Zaten iki tankın fotoraflarını yan yana koyduğunuzda yapısal benzerlikleri görebilirsiniz. Motorları ise Alman MTU dan tedarik edilmiş.

_________________
Resim

“Türk tarihi ile uğraşan bütün Avrupalı tarihçilerin biricik gayesi vardır, o da Türkleri tarihlerinden koparmaktır.” Artur Sraton


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 11:39 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:06
Mesajlar: 5739
Şöyle soralım, Koreli gencolar bizim tankın kendisi Amerigan, motoru Alman diyerek tankı itin gö..ne sokmuşlar mıdır acaba?

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from its government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 11:39 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 13 Tem 2012, 10:02
Mesajlar: 312
Dizayn olarak Leopard 2 ve M1 Abrams konseptlerinden esinlendigi dogru.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 11:57 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 04 Eki 2012, 17:34
Mesajlar: 290
Japonlar Tip 72 yi yaparken M70 in süspansiyon sistemini ve Leopard1 in temel gövde tasarımını kullanmış ana silahı da ingiliz 105 mm L7

Tankların soy ağacını tek tek çıkarasım geldi :)

_________________
Resim

“Türk tarihi ile uğraşan bütün Avrupalı tarihçilerin biricik gayesi vardır, o da Türkleri tarihlerinden koparmaktır.” Artur Sraton


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 12:00 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 04 Eki 2012, 17:34
Mesajlar: 290
Sanchez yazdı:
Şöyle soralım, Koreli gencolar bizim tankın kendisi Amerigan, motoru Alman diyerek tankı itin gö..ne sokmuşlar mıdır acaba?


Kimse Amerikayı yeniden keşfetmeye çalışmamış. Herkes kendine uygun sistemleri kopyalamış, ortaya bir model çıkarmış.

_________________
Resim

“Türk tarihi ile uğraşan bütün Avrupalı tarihçilerin biricik gayesi vardır, o da Türkleri tarihlerinden koparmaktır.” Artur Sraton


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 12:25 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 14:45
Mesajlar: 674
Uyvar yazdı:
_P38_ yazdı:
KAFKASYA yazdı:
Benim kafamda simdi bir baska soru olusdu, Koreliler ABD ve Almanlardan bakdiklari Tank i kendilerine göre uyarladilar.
Örnek olarak hydropneumatik suspensiyon ,Alman ve Amerikan Tanklari hydromekanik aparat ile Torsiyonscubu dedikleri sert Celikden yapilmis Kore Tanki kendi cografyasina göre yapilmis ve asil sorum bu Tank kendi insanlarin boyuna göre yapilmis Kore Insani Türklerden kisa degilmi yani bizde bu durum düsünülmüsmüdür bizim boy ortalamasiyla onlarinki birmi , bizden herkez tankci olabilecekmi yoksa bu is icin sadece kisa boylularimi sececekler ?

Doğru söylüyorsunuz. Sonra bu iş ilk gelen Mitsubishi otobüslere dönmesin de.


O otobüslerdeki aşırı yana yatma şikayetlerinden bahsediyorsunuz galiba.

Hayır hocam. Sayın tuğrulbey'in de dediği gibi koltuklar arası diz mesafesinden bahsediyorum.

_________________
Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder
Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 16:01 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Kas 2012, 05:19
Mesajlar: 10
kanas yazdı:
demokrasi yazdı:
[wimg]http://b1211.hizliresim.com/13/m/g2730.jpg[/wimg]

Arkadaşlar bu ilk yorumum olacak tüm sayfayı sürekli takip ediyorum eski forumdan bu yana bazen kızıyorum sizlere bazen seviyorum benim ki de ayrı bir karakter kusura bakmayın ya nedense tutturdunuz taret diye kimseden bu fotoğrafta ki koca yarık nedir diye sormuyor otogarın film videosun da dikkatimi çekti üzüldüm biraz gerçi bu daha başlangıç çıplak hali ama bu koca yırtık hiç yakışıklı durmuyor :(


Bu fotoğrafa uzun uzun baktım, fotoğrafçı değilim ama gazeteci olduğum için göz yanılsamaları ile ilk kez karşılaşmıyorum. Ben bunun bir göz yanılması olduğuna inanıyorum. Bir zamanlar Adapazarı'ndaki bir çocuk parkında, gece sisli bir havada sokak lambasından yansıyan ışık hüzmesi, çekilen fotoğrafa "Halayet" gibi yanımıştı, onun gibi bir şey buda, kaldı ki fotoğraf makinesi bile değil kamera görntüsü bu. Ayrıca, dikkat ederseniz, yırtık denilen bölge tankın solundan sağına doğru gayet simetrik bir şekilde ilerliyor, ileri-geri giden bir tankın alt kısmı, neden sağa ve dola doğru simetrik şekilde yırtılsın? Eğer bir yırtılma söz konusu olsaydı, bu önden arkaya doğru ve dağınık bir şekilde olurdu. Benim kanaatim şudur ki, o bölge de "Cep" gibi bir parça var, bu da yırtılma ya da kopma hissi uyandırıyor.


-Sayın kanas videonun 11.,16.,30.,34.,41.,59.,1:08. saniyelerin de durdurarak göz atın ve hangi akıllı Tankın en fazla darbe alacak kısmına cep koyar.Videoyu izlerken siz Tanka değil içeriğine bakın bakmak var görmek var.Tekrar tekrar birçok kez izledim gözlerim beni yanıltıyordur inşallah

hopeful73 yazdı:
Sayın Demokrasi,

İçiniz rahat olsun artık. Gördüğünüz yırtılma veya kopma olamaz diye düşünüyorum. Çekme eğrisinde de açık; Akmadan çelikte kopma olmuyor, o bölgede akma da görülmüyor... Üstelik tankın o bölgesi sadece basma gerilimine naruz kalabilir, ki eğilmeler ortaya çıkmalı idi. Bir de, böyle kalın bir çelik plakayı hangi kuvvetle, nasıl koparabilirsiniz ki? Prototip safhasındaki tank bu, bir dünya test aşaması... bence yağ, kir, boya dökülmesi gibi birşey illüzyona sebep oluyor gibi.


[wimg]http://muhendishane.org/wp-content/uploads/2012/07/kenarvida.png[/wimg]

-Sayın hopeful73 Tankın maruz kaldığı sadece basma değil oluşan darbeye göre değişir yani çekmeye de maruz kalabilir zaten alaşımlı metal kullandıklarını düşünürsek akma sınırını geçtiğimizi düşünmemiz gerekir yani elastik deformasyona maruz kalmayacaktır bu sebeple metalde akma görülmez direk aldığı basınçtan dolayı kopma meydana gelir.Aslında bu mühendislikte hatalar kısmına girer.Resimde de gördüğünüz gibi dislokasyon hareketine bağlı olarak atomlar hareket ederler. Çekme ve basmada da bu böyledir atomlar bir birinin üzerinden atlayamaz konuma geldiklerinde artık atom sıkışmasından dolayı kopma meydana gelir çünkü artık atomlar kaçacak yer bulamazlar.

KAFKASYA yazdı:
demokrasi yazdı:

Çekme eğrisinde de gördüğünüz gibi metale uygulanan baskı sonucu bir kopma meydana gelir buda metalin elastisite modülü akma kopma olayları metal üzerinde meydana gelen elastik-plastik deformasyon olayları ve HRc ciinsinden sertlik değerleri gibi bilgileri elde etmenize kolaylık sağlar tank 3D modül üzerinde muhakkak analiz çalışmaları yapılmıştır metal çeşitli testlere maruz bırakılıp sertlik değerleri mutlaka incelenmiştir ama görünüşte olan bu yırtılmanın tankın zorladığında ortaya çıkması güzel neticede test bunun için yapılıyor ama kullanılan metal bu bölgede iş görmez zırhta koysalar bu yırtılmanın önüne geçilmez neticede aynı darbelere maruz kaldığında aynı yerde yine yırtılma meydana gelecektir.
Malzemenin özelikleri insan DNA'sı gibidir diyelim biz kısaca her bir işletme bunları sır gibi saklar çünkü bu onların ekmek yediği temel noktadır mesela zırh yapamadık yada yapmaya çalışıyoruz niye bu zamana kadar yapılmadı sorusunun temel nedeni de budur malzeme özellikleri ve malzemenin oluşturan katkı maddeleri ve oranları mesela ben böhler K100 çeliğini severim ısıl işlemden sonra güzel sertlik kazandırılan ve gerilmesi alındıktan sonra iyi bir HRc veren bir takım çeliğidir TÜRKİYE de böyle malzemeler var mı derseniz şuan için yok ilerisi için bir şey diyemem mesela 780 °C 1 saat bekletilen bir K100 size ortalama 55 HRc sertlik verir gerilimi 500 °C de elli dakika ısıtılarak alındığında ortalama 48 HRc sertlik elde edersiniz bunları niye anlatıyorum malzeme bilimi yaptığımız bu tanktan çok ama çok önemlidir çünkü kaliteyi ortaya malzeme koyar.
Gerilme olayına gelince şöyle düşünün tank derin bir hendek içine girdi ve hendeğin ortasında bir kaya var ve diyelim ki bu kayada gerçekten sert bir maden içeriyor tank 60-70 ton arası ve 72 km hız yapacağı söyleniyor siz o hız ve ağırlıkta o kayaya çarptığınız da meydana gelecek çok büyük bir basınç olacaktır ve burada devreye tankın metalurjik özellikleri devreye girer eğer tankın malzemesi üzerine gelen baskıyı abzorbe edemez ise böyle kabak gibi açılmayı yeniden görme oranınız çok yüksek olur.Ben o kesin köşeden hala şikayetçiyim oraya bir çözüm bulmak gerektiği düşüncesindeyim.
Tabiki bunlar benim düşüncelerim yanlışta olabilir eksikte olabilir abartıda olabilir neticede burada fikir alış-verişi yapıyoruz saygılar...


Ben bunun hesaplama islerinden anlamam , cogu metalllerde göz karar ve tecrübe ile dayanir yada dayanmaz diyorum.

Eski zamanda bir Alman Mecmuasinda Merkavalarin Küvvetlerinde Top atisi sonrasinda catlaklar ve yirtiklar meydana gelmis... bunu okumusdum.
Diger Tanklara bakdigimizda Tanklar 2.3 metrelik tümsekden atliyor birde o esnada atis yapiyor :)

Bizim Tankda atlayacak ziplayacak ...
Yirtilan Tank a tamamdir derlermi hic yahu :?


-Sayın KAFKASYA Artık çağ teknoloji çağı deneme yanılma ile olmaz yada misal olarak %X silisyum koysam %Y Karbon koysam %Z Magnezyum olsa mı iyi olur yoksa başka şekilde mi diye tekrarlı deneyler yaparak alaşımlarınızın oranları ile bunu bulabilirsiniz buda belki yüzlerce deney demektir alt yapı ve maliyet gerektirir.Bu Tank sahada dans edecekse metalinin gayet iyi olması gerekir yoksa elimiz de patlar bu da beni şaşırtmaz ama muhakkak ki bu düşünülmüş ve düzeltilmiştir.Ben böyle düşünmek istiyorum en azından.

Ötüken yazdı:
Altay'da koca bir yırtık olması pek aklıma yatmadı..
1-Mühendisler Altay'ı tanıtıma koca bir yırtıkla nasıl çıkarırlar?
2-Yok bu tanıtım sırasında olduysa "çaktırmayalım" mı dediler, öyle demiş olsalar bile kimsenin farketmeyeceğini düşünecek kadar saflarmı?


-Sayın Ötüken ben eğer yanılmıyorsam bu yetiştirilmeye çalışılmış zaten kimse kolay kolay fark edemiyor gerçekten ben yanılmayı istiyorum evet %90 kimse fark etmedi eğer varsa böle bir şey emin değilseniz niye söylüyorsunuz o zaman derseniz de insan inanmak istemediği için derim imla hatalarım olduysa şimdiden özür dilerim saygılarımla... :roll:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 16:41 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 01 Eyl 2012, 15:50
Mesajlar: 156
Bu tvde tanıtımın yapıldığı günkü videodan mu?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 16:53 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 04 Eki 2012, 17:34
Mesajlar: 290
Hocam konu malzeme bilimine giriş gibi oldu :) Bu kadar büyütülecek birşey olduğunu sanmıyorum. Yırtık denilen şeye dikkatli bakarsanız düzgün bir kesim yüzeyi görünüyor. Belkide tartışılan şey göz yanılgısından ibarettir.

_________________
Resim

“Türk tarihi ile uğraşan bütün Avrupalı tarihçilerin biricik gayesi vardır, o da Türkleri tarihlerinden koparmaktır.” Artur Sraton


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 16:59 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 21 Kas 2012, 00:26
Mesajlar: 17
Farkettim.O tankın alt şasisinde simetrik bir şerit.Aslında mantık olarak yırtılmayı engellemek için düzenlenmiş gibi geliyor.Elimde çok yakın çekilmiş fotoğraf var.Paylaşacağım


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 17:03 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:13
Mesajlar: 131
Sayın Demokrasi, okul yıllarından aklımda kaldığı kadarıyla, dislokasyonlar atomların diziliş hatalarıdır doğru, lakin malzemeyi yada mevcut dokuyu daha bi sağlamlaştırır, çünkü atomlar yerlerine oturur diye biliyorum... Örnek: İş makinalarında toprakla temas eden kepçe tırnaklarında ilk zamanlar görülen deformasyonlar zamanla görülmez olur. Gerçi bu örnek basınca maruz doku için ama çekme gerilimindede benzer olmalı... Emin değilim :oops:

_________________
* Konuşarak katkı yapabileceğiniz mevzular olduğunu biliyorsanız,
konuşmayarak da katkı yapabileceğiniz mevzular olduğunu bilirsiniz.
*


----------------------------------------------------------------------------------
Resim
MKE ne zaman böyle bir silah ailesi oluşturur... O zaman bir faydası olduğuna inanılabilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 17:08 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Kas 2012, 05:19
Mesajlar: 10
tcspirit yazdı:
Bu tvde tanıtımın yapıldığı günkü videodan mu?


-Sayın tcspirit Otogarın tanıtım videosu birde siz bakın saniyeler yukarıda yazılı o saniyelerde durdurun bariz gözükecektir.

Demirci yazdı:
Hocam konu malzeme bilimine giriş gibi oldu :) Bu kadar büyütülecek birşey olduğunu sanmıyorum. Yırtık denilen şeye dikkatli bakarsanız düzgün bir kesim yüzeyi görünüyor. Belkide tartışılan şey göz yanılgısından ibarettir.


-Sayın Demirci aslında en önemli kısım malzeme bilgisi hadi es geçelim o zaman tankın metalini ne yapacaksın tenekemi kullanacaksın zırhı nasıl yapacaksın onuda dökümden yaparız artık olur biter herhalde ben sizlere saniyeleri verdim sizde bakın derim tanıtım videosuna inanmak yada inanmamak size kalmış bir şey saygılarımla...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 17:09 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 04 Eki 2012, 17:34
Mesajlar: 290
hopeful73 yazdı:
Sayın Demokrasi, okul yıllarından aklımda kaldığı kadarıyla, dislokasyonlar atomların diziliş hatalarıdır doğru, lakin malzemeyi yada mevcut dokuyu daha bi sağlamlaştırır, çünkü atomlar yerlerine oturur diye biliyorum... Örnek: İş makinalarında toprakla temas eden kepçe tırnaklarında ilk zamanlar görülen deformasyonlar zamanla görülmez olur. Gerçi bu örnek basınca maruz doku için ama çekme gerilimindede benzer olmalı... Emin değilim :oops:


Hocam o mangan çeliğinin karakteristik özelliğidir. Darbeye maruz kaldıkça sertleşme gösterir.

_________________
Resim

“Türk tarihi ile uğraşan bütün Avrupalı tarihçilerin biricik gayesi vardır, o da Türkleri tarihlerinden koparmaktır.” Artur Sraton


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2012, 17:16 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Kas 2012, 05:19
Mesajlar: 10
hopeful73 yazdı:
Sayın Demokrasi, okul yıllarından aklımda kaldığı kadarıyla, dislokasyonlar atomların diziliş hatalarıdır doğru, lakin malzemeyi yada mevcut dokuyu daha bi sağlamlaştırır, çünkü atomlar yerlerine oturur diye biliyorum... Örnek: İş makinalarında toprakla temas eden kepçe tırnaklarında ilk zamanlar görülen deformasyonlar zamanla görülmez olur. Gerçi bu örnek basınca maruz doku için ama çekme gerilimindede benzer olmalı... Emin değilim :oops:


Sayın hopeful73 evet metali sağlam ve istenilen değerlere getirmek için kullanılır hatalar ama çekme ve basma eğrilerinde baskıya yada gerilmeye bağlı olarak yırtılma kopma boyun verme gibi olaylarında meydana geldiğini unutmayın neticede denemelerde araç gidiyor mu diye yapılmıyor sadece uygulanan şartlara dayanıp dayanmayacağı kontrol ediliyor benim gördüğüm metal zayıf tanıtım günü niye yok derseniz oluşan hatalar tamir edilmiş diyebiliriz kısaca.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3571 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 116 17 18 19 2072 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye